Gönderen: marvel | 29 Ocak 2010

We Live in Public

Izlemeli..

 “Filmde, facebook ve twitter gibi siteler üzerinden herkesin her şeyi meydanda yaşadığı günümüzde, bu eğilimin nelere mal olabileceği çarpıcı bir şekilde sorgulanıyor.”

2010.ifistanbul.com

Reklamlar
Gönderen: marvel | 28 Ocak 2010

HBS II

..ve etrafa birkac soyle lamba..

nerdapproved.com; http://www.ginepro.org

Gönderen: marvel | 24 Ocak 2010

Cnbc-e ve Star Wars Kampanyasi

Star Wars kampanyasi diyorum, cunku cnbce Aralik ayinin ortasindan itibaren teaserlari ile Ocak’ta Star Wars’i yayinlayacagini bildirdi. Oyle bir tanitim yapildi ki sanki tum seri Ocak basindan itibaren yayinlanacak ve bitecekti. Konusmalarda bunun harika bir fikir oldugu, herkesi heyecanlandirdigi, ne zaman yayinlayacaklar acaba diye meraga dusurdugunu duydum cogu kez.

Artik herkesin evinde internet var.. Artik herkes az cok internetten icerik indirebiliyor, muzik, dizi, film.. Artik internet bu icerikleri makul surelerde indirip, hemen arkasindan izlememiz icin yeterli hizda..

En basta saydigim nedenlerden ve dijital platform’dan gelen yogun rekabet karsisinda tum tv kanallari bir yana en cok cnbc-e’nin varligi tehlikede. Cunku bu dis etkenler en cok cnbc-e izleyici kitlesini etkilemektedir. Genc, teknolojiyi takip eden ve bu ugurda para harcasa da zaman harcamaktan kacan, hem de harcayacagi zaman dilimine kendi karar varan topluluk.. Yani tum Star Wars serisini isterse satin alacak, isterse internetten indirecek ve kendi belirledigi zamanda izleyebilecek kitle..

Tum bunlarin isiginda cnbce‘nin Star Wars kampanyasi nasil oluyor da bu kadar ilgi goruyor anlamakta biraz zorluk cekiyorum.

Bu kadar wom yaratabilmesinde tum dost medyada Star Wars bombardimanina ugramis olmamizin da etkisi var. Ama ayni zamanda  bu kadar wom yaratabilmesi demek cnbc-e’nin ayni zamanda savasmadan teslim olmayacaginin da gostergesi..

Gönderen: marvel | 24 Ocak 2010

HBS I

Kaynak: http://www.shoeboxblog.com/?p=14400

Gönderen: marvel | 24 Ocak 2010

The Fountain

Malum disarida kar-bora-firtina.. En yakin sinema salonunda oynayan en iyi film de Kutsal Damacana olunca, evde film izlemek en iyi fikirdi. Mevcut arsivden annenin de ilgisini cekecek aksiyondan uzak bir film secildi. The Fountain.. Imdb puani da 7,5 olunca tereddut etmedim.

Basrolde Turk bayanlari tarafindan muhtemelen maskulen ifadesi one cikan bir aktor oldugu icin begenilen Hugh Jackman ve cok da tanimlama yapmaya gerek bulmadigim Rachel Weisz var. Filmin konusunu tek bir cumle ile ozetleyelim dersek, olumsuzlugu aramak dogru bir tabir olacaktir.

Gorsel acidan cok tatmin edici olan filme sicak sarilar ve soguk griler hakim. Bir anlamda yasam ve olum arasinda gidis gelis mevcut. Filmde bazi sahnelerde nefesinizi tutsanizda tamami icin ayni yorumu yapamayacagim. Her ne kadar sonunda bana filmde ne oldugunu sorulsa bir cevap veremeyecek olsam da, simdi izleyesimin uzerinden bir miktar zaman gecince sadece sonunda degil, filmin bircok yerinde alt bellegime yazacagim dusunce tarzlari oldugunu fark ediyorum. Olum ve yasama farkli bir acilardan bakmayi ogretiyor sanirim..

The Fountain izledikten sonra uzerinde dusunulmesi, sindirilmesi gereken bir film. Anlik hazlar pesindeyseniz, baska bir film izleyin..

Bence: 7/10.

Gönderen: marvel | 20 Ocak 2010

Kelime Oyunu

Kelime Oyunu sunucusu Ihsan Bey’i sevsem mi dovsem mi bilemiyorum.

Sadece kendi dagarciginda olan kelimeleri sormasini mi, yoksa testte kaydirip cevaplarmiscasina sorudan alakasiz cevaplar beklemesini mi saysam..

Yarismacilara yarisma sirasinda ne kadar iyi gittiklerini, rakiplerini nasil alt edecegini soyleyip daha sonra yarismacinin birden dilinin tutulup ancak “harf lutfen” diyebilir hale gelmesi ve puanlarin tepetaklak gitmesini saglamasi da cabasi..

Ama galiba o olmadan da yarisma bu basariyi yakalamazdi! Ihsan Bey’in saf esprileri dekorsuz, garip oturma duzenli ortama bir samimiyet getiriyor sanirim..

Gönderen: marvel | 20 Ocak 2010

Gizli Hedef

Daha 8 yasimdayken babam demisti bana:

-Kizim cok kararsizsin sen..
Gizli Hedef oynuyorduk ve ben her hamlem icin 10 dakika dusunuyordum..
Oyun oynadigimi bile bile kendimi buyuk stres altinda hissediyordum. Yuzum kizarir, sicak basardi.. Ne yardan gecebilirdim ne serden..
Simdi aradan cok yillar gecmis,  artik kizarmiyorum, sicak basmiyor ama hala hayatimin her alaninda hicbir seyden vazgecmeyip her seye beraber sahip olmak istiyorum.
O zayif hafizamiz yillar oncesinden bazi anlari dunden daha iyi hatirlar ya,  babamin bu sozleri soyleyisi de ayna gibi karsimda..
Bazen dusunmuyor degilim, babam o zaman cok uygun bir tespit mi yapmisti, yoksa ben o yoruma o kadar mi inanmistim ki hem kendime kararsiz oldugum telkinini yaptim..
Gönderen: marvel | 19 Şubat 2009

Becel vs Tadelle

heart1

Ekranlarda donmekte olan Becel “Kalbini Sev” reklamlari, fena halde yeniden dirilen Tadelle‘nin reklamlarina mi benziyor? Iki reklamda da bolca kirmizi kalp gormek mumkun.

Gönderen: marvel | 12 Şubat 2009

Bir Garip Is Gorusmesi

vulnerable

Yeni mezunun tecrubesiz is bulamamasini ben bir sehir efsanesi sanirdim. Cok aci bir gercekmis. Bir de kuresel ekonomik kriz birer birer  buyuk firmalari ve yanlarinda tedarikci kucuk firmalari yutarken hem Turkiye’deki hem de dunyanin cesitli yerlerindeki arkadaslarimin hala is bulamadigini aci bir sekilde goruyorum. 

Anlamadigim ve senelerdir konusuluan konu da bu tecrubesizlerin nerden tecrube bulup da ise baslayacagidir. Tavsiye edilen ogrencilik yillarinda staj tecrubeleri edinilmesi ve bu yillarin bos gecmemesidir. E, bu da bende var ama yetmiyor(mus). 

Giris seviyesindeki isler icin bile en az 1-2 yil ayni sektorde ayni dalda tecrube isteniyor. Sonunda bu is ilanlari da kapandigina gore 1-2 sene tecrubeli calisanlar da giris seviyesi islerine basvuruyorlar ve aliniyorlar demek ki.. Serbest piyasa.. Talep var demek ki arz da varmis.

Ama ben yine de staj tecrubelerime de guvenerek ve bana her zaman tavsiye edildigi uzere 1-2 sene tecrube isteyen is ilanlarina da basvuruyorum. Gecenlerde bir istisna yaptim ve 3 sene tecrube isteyen bir ilana basvurdum. Istedigim sektor ve isteyebilecegim bir pozisyon. Tecrube kriterini goz ardi edip basvurmamin sebebi bende olan ileri seviye Almanca bilgisi istemesi ve Allah’in bir daginda olup Istanbul’un cogu yerine baska bir sehir kadar uzakken benim evime 20 dk mesafede olmasi. Ancak ben yine de on yazimda onlar “Uzman” aramasina ragmen “Uzman Yardimcisi” pozisyonuna basvurdugumu belirtmistim.

Basvurumdaki pozitif yonleri kendileri de fark etmis olacaklar ki beni gorusmeye cagirdilar. Cok sasirdim. 1-2 sene tecrube isteyenler cagirmazken 3 sene tecrubeli eleman arayan bir firma beni cagiriyordu

Gittim. Bir kisilik envanteri doldurdum, ardindan 2 pazarlama calisani ve bir IK calisani ile gorustum. Ilk gorusme olumlu gecti. Bana tecrubeli eleman istediklerinden bahsetmediler. Herhalde beklentileri degisti dedim. 1 hafta sonra da 2. gorusmeye cagirdilar. Demek ki gercekten tecrubeli eleman istemiyorlardi. 

2. gorusmede Alman genel mudur ve IK muduru ile 50 dklik bir gorusme yaptik. Genel mudurun bana en sonunda dedigi sey “Potansiyelin oldugu cok acik ortada, keske biraz tecruben olsaydi. Ilk seninle gorustuk. Eger daha fazla tecrubesi olan biri gelirse onu ise aliriz.” oldu. Ilan “3 sene tecrubeli” diye acilmisken tum rakiplerimin daha tecrubeli olacagini tahmin ettigimden olumlu bir cevap beklemedim. Zaten 1 hafta sonra da ‘maalesef’ beni ise alamadiklarini soyleyen bir e-mail aldim.

Benim takildigim konu, bir genel mudurun, bir IK mudurunun 50 dakikasi bu kadar mi degersizdir?! Eger tecrubeli eleman ariyorsaniz, beni ilk gorusmeye neden davet ettiniz, hadi ilk gorusme elek gorevini goruyordu, sonraki gorusmeye neden cagirdiniz?

Burada ya alacaklari calisandan beklentileri hakkinda IK ve genel mudur arasinda bir iletisim kopuklugu var, ya yeterince anlamli basvuru almadilar ve ben aralarinda en iyilerindendim, ya formalite icabi belli sayida aday ile gorusuyorlar ya da bu firmanin cidden isleyen Insan Kaynaklari politikalari ve uygulamalari yok! Ya da su yazimda bahsettigim gibi is gorusmeleri pazar arastirmasi islevi de goruyor..

Is arama zaten cok zorlu ve yipratici bir surec. Sirketlerin ve IK politikalarinin yanlisliklari adaylarin uzerinde daha da fazla baski olusturuyor. Ama kimsenin ‘degerlendirilmeyen adaylar‘ yonunden bakmadigi cok acik..

Foto: Flickr
Gönderen: marvel | 9 Şubat 2009

Is Gorusmesi mi Pazar Arastirmasi Mi?

interview

Her is gorusmesinden ciktigimda aklimdan bir gecer. Sirketler is gorusmelerini bir nevi danismanlik seansi ya da musteri ile birebir mulakat olarak mi goruyorlar diye?

Benim konu hakkinda nasil dusundugumu, dusuncelerimi nasil olusturdugumu ve bunlari nasil soze doktugumu test eden sorular olabiliecegi gibi bazi sorularin cevaplarini is gorusmesi disinda da degerlendirdiklerini dusunuyorum. 

Nasil sorular bunlar:

– Firmamizin pazarlama stratejileri hakkinda ne dusunuyorsunuz, nerede iyi oldugumuzu, nerede gelistirmeler yapabilecegimizi dusunuyorsunuz?

-Firmamizin reklamlarina rastladiniz mi? Reklamlarimiz hakkinda ne dusunuyorsunuz, sizce nasil iyilestirmeler yapilabilirdi?

-Eger firmamizda calismaya baslayacak olsaniz yapacaginiz ilk yaratici pazarlama isi ne olurdu?

Sonucta is gorusmesine cagirdiklari kisiler en azindan ozgecmis duzeyinde o gorevi yapabilecek kisiler ve bu yuzden de hem hedefi yakalayan hem objektif hem de ise yarar cevaplar aldiklarini dusunuyorum. Eger bunlardan da bazi fikirler cok one cikiyorsa degerlendirmeye aliyorlardir, hatta bence kulak tikamayip almalidirlar da..

Hatta bunlardan birini de temellendirebilirim. Son gittigim gorusmede -sirkete iki defa gittim, ilki insan kaynaklari gorevlisi ve iki pazarlama departmani calisani ile, ikincisi ise genel mudur ve insan kaynaklari muduru ile idi- bana son reklamlarini nasil buldugumu sormuslardi. Ben de her iki gorusmede de son reklamlarinin dusuk kalitede oldugunu ve eski reklamlarinin hedef kitleyi daha iyi yakaladigi ve mesaji cok daha acik ve direkt verdiginden bahsetmistim.

Pat! Gorusmeden 2-3 gun sonra yeni reklamlar gosterimden kaldirildi ve eskiler yayinlanmaya basladi. 

Tabi ki bu karari kendime yontmuyorum. Gorusmeye aldiklari diger kisilerden bu tur yorumlar almis olabilirler. Bir suredir bunu dusunuyor olabilirler. Ama zaman bana epey tesadufi geldi.:)

Ayrica daha once de dedigim gibi, bence bu tur one cikan fikirleri kullanmalarinda sakinca yok, hatta cok da akillica bir pazar arastirma yontemi. Tek eksisi, adayin sirketten red aldiktan sonra kendisini kullanilmis hissetmesi..

Not: Bu hizli tuketim mallari sirketinden red aldim, ancak o da cok farkli bir hikaye..

Older Posts »

Kategoriler